Mide Küçültme Riskleri ve Komplikasyonları (Yan Etkileri)

Ameliyat riskleri konusunda endişeli olmak tamamen normaldir. Her operasyonda riskler ve bundan elde edilecek faydaların değerlendirmesi gerekir. Mide küçültme ameliyatı, kilo verme ameliyatıdır ve bununla ilgili korkuların çoğu temelsizdir.

Elbette, 20- 30 yıl önce ameliyatlara yüksek komplikasyon riski eşlik ederdi ancak obezite hastaları için bile şuan güvenilir metotlarla hizmet verilir.

En çok gastrik bypass ve tüp mide (sleeve) tercih edilir. Ayrıca anahtar deliği ameliyat yöntemi olarak adlandırılan laparoskopik şekilde gerçekleşen operasyonlar, açık cerrahiye karşı hastaları %99 korur.

Genel Riskler

%100 risksiz operasyon yoktur. Kilo, yaş ve sağlık durumu çok etkilidir.

Tüp mide ya da diğer mide küçültme ameliyatlarında genel riskler sonucunda oluşan komplikasyonlar kendini hemen operasyon sonrasında gösterebilir. Ölüm riski % 0,02 ila 0,05 arasındadır.

Ancak her zaman komplikasyonlar operasyon sonrasında ortaya çıkmaz. Kimi zaman operasyondan sonra kısa vadede ya da uzun vadede komplikasyonlarla karşılaşılmaktadır. Hastaların % 2 – 3 ünde hafif ya da şiddetli sorunlar oluşur. Bunların hepsi tedavi edilebilir.

A) Operasyon Sonrasında Oluşabilecek Komplikasyonlar

Mide küçültme operasyon sonrasında oluşabilecek komplikasyonlar; kaçak, kanama, pulmoner emboli ve tüp midede darlıktır.

Kaçak, mide küçültme ameliyatı sırasında midenin başarılı bir şekilde kapatılmaması sonucunda oluşmaktadır. Bu komplikasyonda mide sıvısı karın boşluğuna sızar. Görülme sıklığı %2 civarındadır.

Kanama %1 oranında, ameliyat türüne bağlı olarak bağırsak tıkanıklığı % 0,16 ila 0,8 aralığındadır.

Kanama, mide ameliyatının gerçekleştirdiği alanda oluşabilir. Bu, içten ya da dıştan olabilir.

Pulmoner emboli, mide ameliyatı sonrasında toplar damarlarda kan pıhtılaşması yaşanabilir. Bu oluşan pıhtı dolaşım yoluyla akciğere ulaşarak hayati komplikasyon oluşturabilir. Ancak %0,1 ile oldukça nadirdir. Kan sulandırıcı ve kompresyon çorapları ile sorun giderilir.

Tüp midede darlık ise tüp midenin olması gereken ölçüde belirlenmemiş olmasıdır. Tüp mide ya da diğer mide ameliyatları gerçekleştirilirken kişinin kilosuna ve bedenine uygun olacak bir şekilde mide boyutu ayarlanmalıdır. Acil ameliyat riski %1’dir.

B) Operasyon Sonrası Kısa Vadede Oluşabilecek Riskler

Operasyon sonrası herşey normal görünebilir ama hemen oluşabilecek komplikasyonlar bazen kendini saklayarak göstermeyerek belirli bir süre sonra da görülebilir. Bu nedenle bahsedilen kaçak, kanama, pulmoner emboli sorunları oluşursa; ameliyattan sonraki saatler ya da günler içerisinde kendisini gösterecektir.

Bunun yanında operasyon sonrası kısa vadede oluşabilecek riskler arasında kısmi olarak akciğer bölümünün sönmesi bulunmaktadır. Bu komplikasyon Atelektazi olarak adlandırılmaktadır. Mide küçültme ameliyatı içerisinde gerçekleştirilen işlemler sonucunda akciğer sönmesi nadirdir. ( %1). Bu komplikasyon yaşanırsa kişi sönen bölüme bağlı olarak kısmı ya da hayati nefes problemleri yaşayacaktır.

C) Uzun Vadede Oluşabilecek Riskler

Mide küçültme ameliyatı sonrasında uzun vadede oluşabilecek riskler özellikle beslenmeye bağlı olarak gelişmektedir. Mide küçültme ameliyatı ile gerçekleştirilen bağırsak düzenleme sonucunda bağırsakların bazı bölümleri kaybedilir. Bu durumda da bu bölümlerde gerçekleşen vitamin ve yararlı bakteriler emilimi gerçekleştirilemez. Özellikle B vitamini grubu vitaminler, folik asit, demir gibi vücuda yararlı enzimler alınamayacaktır.

Bunun yanında kişinin gereğinden fazla beslenmesi durumunda da dumping sendromu adı verilen komplikasyonla karşılaşılmaktadır. Dumping sendromunda mideye gelen fazla besin midede sindirilemez ve doğrudan ince bağırsağa geçer. Bu da kişide titreme, ani şeker düşüşü gibi önemli problemlere neden olmaktadır.

Operasyon Türüne Göre Riskler

Her operasyonda gerçekleştirilen işlemler ve düzenleme işlemi değişiklik göstermektedir. Bu nedenle operasyon türüne göre riskler de değişiklik gösterir.

a) Tüp Mide Riskleri

Tüp mide riskleri mideyi doğrudan etkileyebilecek ve kişinin hayat kalitesini düşürecek kadar etkili risklerdir.

Fıtık; Bu risklerin başında tüp mide fıtıklaşması gelmektedir. Bu riskte tüp mide olarak düzenlenmiş yeni mide zamanla göğüs kafesine doğru ilerleyebilmektedir.

Reflü; Basit gibi görünen ancak kişiler için problem olan gastroözofageal reflü yaygındır. Tüp mide ameliyatı geçiren hastaların %30’u reflüye (mide ekşimesi) sahip olur.

Safra; Hastaların %10’unda safra taşı görülmektedir. Safra taşının oluşumunu yetersiz sıvı tüketimi, hızlı kilo vermek ve genetik etkilemektedir.

Demir eksikliği nedeniyle, intraveniz demir replasmanı gerektiren bir anemi ortaya çıkabilir. Ayrıca mide ülseri ve kusma oranı ise oldukça yüksektir.

b) Gastrik Bypass Riskleri

Gastrik Bypass riskleri içerisinde karşılaşılan en büyük komplikasyonlar her mide küçültme ameliyatında karşılaşılabilecek kanama, sızıntı gibi durumlardır. Ancak bunların yanında bağırsak tıkanıklığı ile de karşılaşılabilmektedir.

Gastric Bypass ameliyatında mide ile beraber bağırsaklar da büyük ölçüde düzenlenmektedir. Bu durumda da beslenme problemleri ortaya çıkar. Özellikle vitamin eksikliği, demir eksikliği gibi durumlarla karşılaşılmaktadır.

Not: Demir eksikliği bir süre fark edilmezse sorun kan nakline kadar ileri düzeye çıkabilir.

İntestinal obstrüksiyonlu iç fıtık veya yeniden ameliyat gerektirebilecek karın ağrısı önemli risklerdendir.

Şiddetli ve durmayan dumping sendromuna özellikle bu mide küçültme ameliyatında rastlanmaktadır.

c) Mide Kelepçesi Riskleri

Mide kelepçesi mideyi sıkacak şekilde yerleştirilen banttır. Yerleştirilen bant adeta mideyi sıkar ve mide dış baskı ile küçültülmüş olur.

Bu nedenle mide kelepçesi riskleri genellikle banda bağlı olarak gelişen komplikasyonlardır. Sıklıkla karşılaşılan risk, kelepçenin kaymasıdır.  Kelepçenin kayması ile beklenen etki değişiklik gösterebilir ya da kelepçe yemek borusuna doğru çıkabilir.

Ayrıca midede bulunan bu bant zamanla gerçekleştirdiği baskı ve sürtünme ile mide duvarını aşındırabilir. Kullanılan bandın bağlandığı girişler de ters dönebilir. Ya da yerleştirme sırasında bant delinebilir.

d) Mide Balonu Riskleri

Başka bir düşük riskli mide küçültme ameliyatı türü ise mide balonudur. Bu yöntemde mideye bir balon yerleştirilmektedir.

Mide balonu riskleri; kusma, mide bulantısı gibi basit komplikasyonlardır. Bunun yanında yerleştirilen balonun patlaması gibi büyük komplikasyonlar da bulunmaktadır. Ayrıca sindirimi zorlaştırıcı, karın ağrısına neden olabilen risklerle de karşılaşılabilir.

e) Transit Bipartisyon Riskleri (Şeker Ameliyatı)

Transit bipartisyon temelde mide küçültme ameliyatıdır. Ancak tip 2 diyabetin de iyileşmesinde yardımcı olduğu için bu işlem şeker ameliyatı olarak da isimlendirilmektedir.

Not: Obez kişilerde erken ölüm riski normal vücut ağırlığına göre % 50 daha yüksektir. Ayrıca aşırı kilolu olmak, yüksek tansiyon ve tip 2 diyabet hastalığına yol açar.

İşlem sırasında mide ve bağırsaklar yeniden şekillendirilir. Transit bipartisyon riskleri işlemin gerçekleştirildiği bölümlerde kaçak, sızıntı gibi mide sıvısının karın içerisine dağılmasıdır. Ayrıca bağırsak tıkanıklığı da sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Çünkü işlem sırasında bağırsaklar yeniden tasarlanmaktadır.

f) Mide Botoksu Riskleri

Mide botoksu geçici olarak yapılan mide küçültme işlemidir. Midenin dış yüzeyine yerleştirilen botokslardan oluşmaktadır. Mide botoksu riskleri içerisinde kişiye kalıcı zarar veren durumlar bulunmaktadır. Kalp krizi, nörolojik etkiler ya da kalp ritim bozukluğu sık karşılaşılan durumdur. Bunun yanında mide nekrozu (midenin çürümesi) da kişinin midesini uzun vadeli etkileyen bir durumdur.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Erken Komplikasyonlar

Tüp mide ameliyatı sonrası erken komplikasyonlar; sızıntılar, darlık ya da bükülme, kanama, venöz tromboembolizm ve balon komplikasyonlarıdır.

Sızıntı neden olur; midenin yeniden şekillendirilmesi durumunda midenin bir kısmı alınır. Daha sonra mide yeniden dikilir. Bu mide dikilmesi sırasında işlemin yeterince iyi gerçekleştirilmemesinden kaynaklanan bir komplikasyondur.

Darlık ya da bükülme neden olur; hastaların yiyecekleri midelerinde sıkışmış gibi hissetmesi ve kusma dürtüsü ile ortaya çıkmaktadır. Bu da midede ameliyat sırasında gerçekleştirilmiş bir komplikasyondan kaynaklanmaktadır.

Kanama neden olur; işlemin gerçekleştirildiği alanda dikilen bölgede karşılaşılan yoğun kanama, vücudun gösterdiği bir reaksiyondur.

İlk 2 Haftada Sık Karşılaşılan Komplikasyonlar

İlk 2 haftada sık karşılaşılan komplikasyonlar; zımba hattı sızıntıları, kan pıhtıları ve darlık yara bölgesi enfeksiyonudur.

Zımba hattı sızıntıları işlemin gerçekleştirildiği zımba hattında gerçekleşen iç sızıntılardır.

Kan pıhtıları ise hareket eksikliği nedeniyle oluşmaktadır. Uzun süredir hareketsiz kalan vücut ile kan akışı bozulur ve pıhtılaşma görülmektedir.

Mide darlığı ise midede açık bırakılan alanın iltihaplanması ile oluşmaktadır. Ameliyat sırasında oluşturulan yara da dışarıda bulunan faktörlerden etkilenerek enfeksiyon kapabilmektedir.

Tip Mide Komplikasyonları Uzun Süreli

Tüp mide komplikasyonları uzun süreli durumda genellikle beslenme yetersizliklerini doğurmaktadır. Küçülen mide ve bağırsağın ardından yeme miktarı azalır.

Ayrıca bağırsaklarda tüm vitamin ve önemli enzimler emilemez. Böylece kişinin vücudunda önemli eksiklikler meydana gelebilir. Aniden verilen kilo, yetersi sıvı almak gibi durumlar tüp mide ameliyatı sonrasında safra taşı oluşumunu da etkilemektedir. Reflü de bir diğer karşılaşılan mide problemidir.

Tüp Mide Komplikasyonları Sızıntı

Tüp mide komplikasyonları sızıntı beklenen ancak oluşması istenmeyen bir durumdur. Sızıntı durumunda mide sıvısı kişinin karın boşluğuna yayılır. Anlaşılması için genellikle ameliyat tamamlanmadan önce hava testi uygulanmaktadır.

Kimi durumlarda ise boya testi uygulanır. Tüp mide ameliyatı sonrasında en önemli karşılaşılan komplikasyonlardan biridir. Fark edilmemesi ya da tedavi edilememesi durumunda ölüm ile sonuçlanabilmektedir.

Ameliyat Sonrası Tüp Mide Komplikasyonları

Ameliyat sonrası tüp mide komplikasyonları; aşırı kanama, kan pıhtılaşması, akciğer ve solunum problemleri, sızıntı, enfeksiyon, anesteziye bağlı komplikasyonlar, mide fıtığı, reflü, yetersiz beslenme gibi durumlardır.

Bu komplikasyonların çoğu kısa süre içerisinde kendini belli eder. Ancak reflü, mide fıtığı, yetersiz beslenme gibi durumlar uzun vadede ortaya çıkmaktadır.

Tüp Mide Komplikasyonları Oranı

Tüp mide komplikasyonları oranı komplikasyona göre değişiklik göstermektedir.

  • En tehlikeli komplikasyonlardan biri olan sızıntının gerçekleşme oranı %2’dir.
  • Pıhtılaşma sorunları ile ise %1 oranında görülmektedir.
  • Kanama gibi dış ve iç faktöre bağlı komplikasyon ise %2 oranında gerçekleşmektedir.
  • Uzun vadede gerçekleşen safra taşı komplikasyonu %23’tür.
  • Mide tüpü darlığı %2,3,
  • Büzüşme %2,4 oranında görülmektedir.

Tüm bu komplikasyonlar ameliyat sonrasında gelişmesi beklenen yaygın komplikasyonlardır.

Tüp Mide Komplikasyonları Cilt Yüzeyini Kaybetme

Tüp mide komplikasyonları cilt yüzeyini kaybetme karşılaşılan bir durumdur. Bu durum genellikle kısa sürede hızlı kilo vermekten kaynaklanmaktadır.

Deri önce sarkar ve kişinin istemediği bir görünüm oluşturur. Bunun ardından ise sürtünmeye bağlı olarak kişide problemler meydana gelebilmektedir. Sarkan derinin ortadan kaldırılabilmesi için farklı cerrahi yöntemler vardır. Ayrıca egzersiz yapmak da bu konuda iyi sonuç verecektir.

Not: Ameliyattan sonra spor yapan hastaların %90ında sarkma oluşmamaktadır. Spor yapmayan hastaların %100 (tamamında) sarkma oluşur. Sarkan deri ancak operasyonla alınabilir, çünkü gerilmez, azalmaz ve yok olmaz.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Komplikasyonların Belirti Ve Semptomları

Tüp mide ameliyatı sonrası komplikasyonların belirti ve semptomları şu şekildedir;

  • Zımba hattı sızıntıları: Zımba hattı sızıntılarının semptomları ateş, artan kalp atış hızı ve nefes almada zorluktur. Kimi zaman nefes almada sıklık ya da normal nefes almaya göre değişiklik oluşması da semptom olarak sayılmaktadır. Bunların yanında sersemlik hissediyorsanız mutlaka sızıntıdan şüphelenmeli ve doktorunuza başvurmalısınız.
  • Kan pıhtısı oluşumu: Kan pıhtısı oluşumunun en belirgin belirtisi ağrı, hissi kaybı ve şişmedir. Bunun yanında kızarıklık oluşması da beklenmektedir. İlerleyen dönemlerde felç ve soluk renk de belirtilere eklenmektedir. Özellikle sigara içmekten kaçınmalı, mümkün olduğunca hareket etmelisiniz.
  • Darlık: Midede darlık oluşması durumunda ortaya çıkan semptomlar mide bulantısı ve kusmadır. Bunun dışında yutma güçlüğü ve gıdalara karşı intolerans oluşacaktır. Bu semptomlar özellikle yemek yemenin hemen ardından oluşmaktadır.
  • Yara bölgesi enfeksiyonu: Yara bölgesinde enfeksiyon oluşması durumunda kişide ateş, baş dönmesi ve kesi yerinde kızarıklık oluşmaktadır. Ayrıca hızlı nefes alıp verme ve kalp atışı hızının artması da gözlemlenmektedir. Kesi yerinde ısı da fiili olarak hissedilebilir. Kimi zaman kaşınma da hissedilebilmektedir. Tedavisi kolaydır, enfeksiyon ilerlemeden önce mutlaka doktor ile görüşülmelidir.

Tüp Mide Komplikasyonları Ölüm

Tüp mide komplikasyonları ölüm ile nadiren karşılaşılmaktadır. Ciddi komplikasyonlar gelişmesi ve doktor ziyaretlerinin aksatılması durumunda ölüm riski doğar.

  • Tüp mide ameliyatı gerçekleştirmiş hastaların 1 yıllık durumları incelendiğinde yalnızca %1 oranında ölüme rastlanmıştır.
  • Hastaların 5 yıllık durumuna bakıldığında ise yaklaşık %6 oranında ölüm ile sonuçlanmıştır.
  • İşlemden sonra 1 ay içerisinde ölen kişi oranı da %1’dir.

Tüm bu ölüm faktörleri cerrahi işlemin başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesinin yanında yaşa ve cinsiyete göre değişiklik göstermektedir.

Sonuç olarak operasyonla ilgili risklerin; elde edilecek olası faydalara göre çok küçük olduklarını söyleyebiliriz. Kilo verme sonucunda sağlık %95 iyileşir, enerji ve yaşam doyumu eklenir, ilaç ihtiyacı %62 azalır, kan basıncı %80 azalır.

Bütün bunlar, sevdiklerinizle aktif ve sağlıklı bir yaşam tarzı sürmeyi mümkün kılar.

Yaşamınıza değer katın..